Dildeki Yağ Miktarı Uyku Apnesini Tetikleyebilir

Dildeki Yağ Miktarı Uyku Apnesini Tetikleyebilir


  • Doktorclub
  • 14-01-2020

Yapılan güncel bazı çalışmalara göre, geceleri kimi insanları nefes nefese bırakan bir uyku bozukluğu olan uyku apnesi, dildeki yağ miktarıyla ilişkili olabilir.


Araştırmacılar, uyku apnesi hastaları kilo verdiği zaman ortaya çıkan iyileşmenin, dildeki yağ miktarındaki azalmadan kaynaklandığını söylüyor.


Genellikle büyük ve yağlı dile sahip kişilerin obez hastalar arasından çıktığı, ancak obez olmasa dahi bazı kişilerin bu dil probleminden muzdarip olabileceği belirtiliyor.


Araştırmacılar şimdilerde hangi düşük yağ diyetinin dili zayıflatmak için özellikle iyi olduğunu bulmayı planlıyorlar.


Philadelphia Perelman Tıp Fakültesi'nden çalışma yazarı Dr. Richard Schwab, “Bazı dillerin neden daha yağlı olduğunu bilmiyoruz, genetik veya çevresel faktörlerden kaynaklanıyor olabilir. Ancak şunu kesin olarak biliyoruz ki, dilde ne kadar az yağ varsa, dilin uyku sırasında boğaza yığılma olasılığı o kadar az oluyor.” diyor.


Uyku Apnesi Nedir?


Uyku apnesi yüksek sesle horlama, gürültülü nefes alma ve uyku esnasında sarsıntılı hareketlere neden olabilen yaygın bir hastalıktır. Uyku kalitesinin düşmesinden dolayı, gün boyu yorgun hissetmeye neden olarak yaşam kalitesini etkileyebilir.


En yaygın tip, üst solunum yolunun uyku sırasında kısmen veya tamamen tıkandığı obstrüktif uyku apnesidir. Fazla kilolu, kalın boyunlu veya büyük bademcikleri olan kişilerde bu durumun görülme sıklığı daha yüksektir.


Pennsylvania Üniversitesi Perelman Tıp Fakültesi'nden araştırmacılar, obstrüktif uyku apneli 67 obez hastayı tarayarak vücut ağırlıklarının % 10'unu kaybettiklerinde semptomlarının % 30 oranında iyileştiğini kaydettiler.


Araştırma ekibi, hastaların üst solunum yolu yapılarının büyüklüğüne bakarak hangi değişikliklerin gelişmeleri tetiklediğini inceledi. Hastaların kilo kaybının, çenede yer alan çiğneme ve nefes almayı kontrol eden kasların boyutunda da bir azalmaya yol açtığı ve semptomların azalmasında bu durumun da yardımcı olduğu kaydedildi.


Çalışma American Journal of Respiratory and Critical Care Medicine ’de yayınlandı.


Daha Fazlası
Kategori: BİLİMSEL GÜNDEM