Elektronik İlaçlar ve Gizlilik Hakkında Endişelenmeli miyiz?

Elektronik İlaçlar ve Gizlilik Hakkında Endişelenmeli miyiz?


  • Doktorclub
  • 14-01-2020

Araştırmacılar, dahili sensörlere sahip elektronik hapların yaygınlaşmasının hem etik hem de yasal bazı zorluklar yarattığını belirtiyor. Bu elektronik haplar, örneğin mide ve bağırsakların durumu hakkında veri toplayabiliyor, hastalıkların teşhisi böylece kolaylaşıyor. Haplar ayrıca ilaçları izlemek için de kullanılabiliyor (örneğin, zihinsel bozuklukları olan hastalarda).


Dahili sensörlü haplar şu anda Avrupa ve ABD'de biliniyor ve gelecekte eczane raflarında yerlerini almaya hazırlanıyor.


Kopenhag Üniversitesi Biyomedikal İnovasyon Hukuku İleri Düzey Çalışmalar Merkezi’nde (CeBIL) profesör olarak görev alan Timo Minssen, “Hapların topladığı veriler, sağlık durumunuzu ve ilaç tüketiminizi ortaya koyan bir veri izi oluşturuyor. Bu bilgiler üçüncü tarafların eline geçtiği taktirde, kişinin hayat sigortası primlerini veya kariyer fırsatlarını etkileyebilecek çok hassas verilerdir. Bu nedenle, ilaç üreticilerinin bu verileri nasıl kullanacağı ve işleyeceği konusunda tam şeffaflığa ve netliğe ihtiyaç var.” diyor.


Hastanın verilerine kimin sahip olduğu sorusu da bir takım sorunlar yaratabilir. Farmasötik üreticinin uygulamada toplanan verileri nasıl sakladığı, üreticinin kendi analizleri için anonimleştirilmiş verileri kullanıp kullanamayacağı, üreticinin veriyi ne kadar süre saklayabileceği ve hastanın verilerinin silinmesini isteyip isteyemeyeceği belirsiz olabilir. Bu belirsiziliklerin aydınlatılması gerekiyor. Verileri güvenli bir şekilde depolama sorununu oluşturan faktörler arasında, uygulamadaki hasta verilerinin yazılım virüsleri veya casus yazılımlar kullanılarak saldırıya uğraması riskleri yer alıyor.


Prof. Minssen, “Halkın ürüne güvenmesi önemli. Elektronik ilaç üreticileri ve tedavi sistemi, toplanan verilerin işlenmesi ve kullanımı konusunda hastaların güvenini kazanmalı. Bu süreçte mahremiyet, siber güvenlik, hesap verebilirlik, şeffaflık ve adaletin korunması şarttır.” diye sözlerine ekliyor.


Kopenhag Üniversitesi ve Harvard Hukuk Fakültesi'nden araştırmacıların katkıda bulunduğu makale, Nature Electronics 'te yayınlandı.


Daha Fazlası